Takip Et:

Allah’a (c.c) Sığınmak

Peygamber Efendimiz (SAV) devrinde de, bugünkü gibi kafirler ve münafıklar kötü haber
yayarlardı. Müslümanların canını sıkacak, Müslümanları üzecek haberleri piyasaya
sürerlerdi. Bunların işleri güçleri Müslümanlarla uğraşmaktı. Nasıl yalan söylesek, nasıl
hikaye anlatsak, nasıl propaganda yapsak da bu Müslümanların canını sıksak, diye
düşünürlerdi sürekli. Bedenen bir şey yapamıyorlardı. Kafirler, Müslümanlarla savaşıyorlardı
ama yeniliyorlardı. Peygamber Efendimiz (SAV) de onların içindeydi. Ellerinden gelse, o
zaman da aynı bugünkü gibi, Müslümanları öldüreceklerdi. Allah fırsat vermiyor. Bunu
yapamadıkları için piyasaya yalan haberler sürüyorlardı. Resulullah ile alakalı, Kur’an-ı Kerim
ile alakalı, ekonomi ile alakalı, sosyal hayatla alakalı… özel hayatlarına varana kadar her
konuda yalan söylüyorlardı. Yahudiler, “ Müslümanlara bir büyü yaptık, artık Müslümanların
hiç erkek çocuğu olmayacak” şeklinde yalan bir haber bile çıkarttılar. Müslümanlar da
inanıyor, etki altında kalıyordu. Ne zaman ki Hz Esma’nın bir oğlu dünyaya geldi, yalanları
ortaya çıktı. Adını Abdullah koydular. O kadar çok sevindi ki Müslümanlar, Allahuekber
Allahuekber nidaları yükseldi.
Kafirler ve münafıklar sabah ayrı bir yalan söyler, akşam ayrı bir yalan söyler. Toplumu
yönlendirmek ve Müslümanları huzursuz etmek için sürekli yalan söyler. Hiçbir aklı başında
birisi de çıkıp sormuyor ki, sen nereden biliyorsun böyle olacağını? Sen gaybı biliyor musun?
Yok! Mademki sen bütün bunları biliyorsun; neyin artacağını, neyin azalacağını, neyin
yükseleceğini, neyin düşeceğini biliyorsun, o zaman senin köşeyi dönmen lazım. Bu haberleri
yayacağına kárına zararına bak. Yok! O bizi de kurtarmaya çalışıyor güya. Aslında planı
herkesi, bütün toplumu batırmak. Bir ülkede panik olsa ne olur? Bir evde panik olsa ne olur?
Bir insanda panik olsa ne olur? Bir kısım deli divane o tarafa koşar, bir kısım bu tarafa koşar,
bir kısım ne yapacağını bilmez!
Ancak Müminler Allah’a tevekkül eder: “Allah’ım sana tevekkül ettim, sana sığındım.” der.
Mümin yardımın paradan, puldan, evlattan, şundan ya da bundan değil; Mümin yardımın
ancak Allah’tan olduğuna inanır.
Allah Teala buyuruyor “Allah bunu (meleklerle yardımı) sadece müjde olsun ve onunla
kalbiniz yatışsın diye yapmıştı. Zaten yardım yalnız Allah tarafındandır. Çünkü Allah
mutlak galiptir, yegâne hüküm ve hikmet sahibidir.” (Enfal/10
)
Yardım Allah’tandır! Çok güçlü orduların olabilir. Çok kuvvetli ekonomin de olabilir. Ancak
bunlar bir sebeptir. Nice güçlü orduları Hz Allah bir rüzgârla helak etmiştir. Ebrehe’nin
orduları kuşlarla helak edilmiştir. Müminler Allah’a inanıp güvensinler! Yalan haberlere fırsat
vermesinler! Yalan haberlere inanmasınlar. Yalan olayları dinlemesinler. Bu bir bühtandır
deyip konuyu kapatsınlar. Yalan haber yaymasınlar.
Bir de böyle bir hata yapılıyor. Biri bir şey görüyor ya da bir yerde bir şey okuyor, hemen
başkalarına yayıyor. Bu haber yalan mıdır, doğru mudur, kaynağı nedir bakmadan yayıyor.
Halbuki Peygamber Efendimiz(SAV) buyuruyor ki: ”Kişiye, yalan olarak, her duyduğunu
anlatması yeter!” (Müslim, Mukaddime 5)”.

Dini bilgileri de insanlar sürekli paylaşıyor. Bu bilgi hangi hadiste geçiyor, hangi kitapta
geçiyor, hangi kaynakta geçiyor? İnsanlar bu soruları sormadan sürekli paylaşıyor, yazışıyor.
Artık Cuma mesajlarını insanlar perşembeden yazmaya başladılar. Sizin başka işiniz
gücünüz yok mu? Müminler boş şeylere yüz çevirir. Bunlar apaçık boş şeylerdir. Zaten doğru
olsa bu kadar yaygın olmaz! Sünnet olsa bu kadar yaygın olmaz! Farz olsa hiç bu kadar
yaygın olmaz! Dinimizi karıştırmaya, sünneti tahrip etmeye kalkışanlara fırsat vermeyiniz.
Zira mümine duyduğunu nakletmesi günah olarak yeter.
Ekonomik konularda da yönlendirilmeyiniz. Her duyduğu habere göre yatırım yapan kişi!
Demek ki yarın başka birşey söylense ona da inanacaksın. Değerli kardeşlerim, bunların
hepsi birer oyun, tezgah. Kimse gaybı bilemez. Sen Müslümansın!
Allah Teala buyuruyor “Kıyamet vakti hakkındaki bilgi, ancak Allah’ın katındadır.
Yağmuru O yağdırır, rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez.
Yine hiç kimse nerede öleceğini bilemez. Şüphesiz Allah, her şeyi bilendir, her şeyden
haberdardır. (Lokman / 34)
Müslümanlar asılsız haberleri yayacağına bu ayeti yaysın. Hiç kimse yarın kar mı edeceğini,
zarar mı edeceğini bilemez. Kar diye düşünür zarar eder, zarar diye düşünür kar eder.
Zaten ekonomi profesörlerin de çoğu satılmış. Sadece ilahiyatçıları satın almıyorlar, bu tip
insanları da satın alıyorlar. Bu kişiler de işlerine geldiği gibi insanları yatırımları konusunda
yönlendiriyor. İnsanlara çözüm yolu söylemektense, ya dövize yönlendiriyor, ya borsaya ya
da altına yönlendiriyor.
Oysa ki bizim kitabımızda şöyle buyuruyor Allah Teala “Ey iman edenler! Eğer bir fâsık
size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa
kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz. (Hucurat / 6)

Bizim kitabımız gayet açık. Kime inanacağımızı bilemiyoruz. Tabi ayetten haberimiz yok!
Hadisten haberimiz yok! İslam ahlakından haberimiz yok! Kim ne tarafa çekerse o tarafa
gidiyorsunuz! Ondan dolayı bu haldeyiz. Her söze kulak kabartmak münafığın özelliğidir.
Onlar bir tıkırtı duyduklarında hemen kulak kabartırlar.
“Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider, konuşurlarsa sözlerini dinlersin. Onlar
sanki duvara dayanmış kütükler gibidir. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanırlar.
Düşman onlardır. Onlardan sakın. Allah onların canlarını alsın. Nasıl bu hale
geliyorlar?” (Münafikun / 4)

Mümin öyle değildir. Mümin Allah’a iman etmiştir, kaza ve kadere iman etmiş, hayır ve şerrin
Allah’tan olduğuna inanmıştır. Kendisine Allah’ın yazdığından başka bir şey isabet
etmeyeceğine inanmıştır. Başkası bir şey yazdı diye kendisine bir şey isabet etmez.
Allah Teala buyuruyor ki: “De ki: Allah’ın bizim için yazdığından başkası bize asla
erişmez. O bizim Mevla’mızdır. Onun için müminler yalnız Allah’a dayanıp
güvensinler.” (Tevbe/51)

Bir kişi birisine “Seni rezil edeceğim! Kalabalık insanların arasında seni rezil edeceğim” dese,
bir Müslümanın buna karşılık tavrı ne olmalı? “Benim inancıma göre beni rezil eden Allah’tır,
beni aziz eden de Allah’tır.” demesi gerekir. Çıkıp topluluğun içinde anlatacakmış. Anlatsın.
Allah izin verirse, Allah müsaade ederse evde, eşinin yanında da rezil olur insan. Allah izin
vermezse, Allah müsaade etmezse hiç kimse bir şey yapamaz. Aslında bizim oturup
akaidimizi bir daha gözden geçirmemiz lazım.
Müslümanlar kardeştir, birliktir, tek vücuttur. Sadece kendini düşünmez. Sadece kendim
kurtulayım demez. Bizim anlayışımız böyle değildir. Biz tek başımıza namazı kılarken bile
“Esselamü Aleyküm ve Rahmetullah” deriz. Namazı tek başımıza kıldığımız halde “Allah’ım
sana ibadet eder, yalnız senden yardım dileriz” deriz. Teklik yok, ferdiyetçilik yok, bencillik
yok, egoistlik yok. Hep ben ben ben diyorsanız, şeytanın atına binmişsiniz gidiyorsunuz
demektir.
Allah’a inanacağız, Allah’a güveneceğiz, Allah’a sığınacağız, Allah’a dayanacağız, Allah’tan
yardım isteyeceğiz. Sorunlarımız olabilir, problemlerimiz olabilir, sıkıntılarımız olabilir ama bu
sıkıntıları hem maddi dua, hem de manevi dua ile aşacağız. Rabbimiz’den de yardım
isteyeceğiz. Allah hepinizden razı olsun
Kesinlikle duyduğunuz kötü haberleri yaymayınız ve bunu da çevrenize söyleyiniz. Bu
zamanda dost ve düşman birbirine karışmış. Çok önemli bir konudur. İslam düşmanları,
ajanlar önceleri güzel güzel konuşuyor. Ondan sonra meseleleri farklı noktalara çekiyor,
saldırıya geçiyor. Önce bir iki tane süslü ve doğru kelam ediyor. Sanki dersiniz ki, bu adam
iyi bir adamdır. Sonra hakarete başlıyor. Dinlemeyiniz bu kişileri. Bu insanların amacı bellidir.
Kardeşlerim, eğitimimizi düzelteceğiz, öğretimimizi düzelteceğiz, üretimi arttıracağız,
üniversitelerimizi düzelteceğiz. Biz Müslümanlar, yani tüm İslam alemi, bilim, teknoloji, sanat,
yani her alanda üretken bir toplum olursak sıkıntıları aşarız.

Share This:

M-Sefa 2021 - Kadiri Tarikatı

Bizimle İletişime Geçin