Takip Et:

Ayetlerle Namazın Önemi

(Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı
hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah
yaptıklarınızı biliyor. (Ankebût 29/45)

Namazın Müslüman bireylerin maneviyatının kilit noktasını teşkil etmesi bir yana Hz. Peygamber’in
(s.a.s.) Medine’de oluşturduğu toplumun, hayat tarzının, hatta şehrin namaz etrafında şekillendiğini
söylemek de abartılı bir ifade olmasa gerektir. Nitekim Resul’ün izini takip eden sonraki nesiller de
şehirlerini kurarken camiyi, dolayısıyla namazı hayatlarının merkezine koymuşlardır.


Cenab-ı Hakkı Kur’an-ı Kerim’de, namazı en büyük zikir olarak müminin hayatının merkezine koymakla
birlikte üşene üşene kılınan namazı (Nisâ, 4/142), gösteriş için eğilip kalkmayı, ilahi huzurda duruyor
olmaktan gafil kalmayı da (Maûn, 107/4-6) yermektedir. işte bunlar bize göstermektedir ki namaz,
sadece birey hayatını zahiren disipline etmekten ve bedensel bir egzersiz yapmaktan öte, Rabbin
huzurunda, O’na kulluğun, yakarışın, boyun büküşün, sığınışın, teslimiyetin ve yalnızca O’ndan
istemenin sembolize edildiği büsbütün bir kulluk izharıdır.


Bahsinin geçtiği ayetlerde çoğunlukla namazın dosdoğru kılınması (ikame) emredilir (Tâhâ, 20/14).
Ayrıca namazın sürekli bir şekilde eda edilmesine de sıklıkla yer verilir (Bakara, 2/238, Mü’minûn
23/9). Tehlike ve hatta savaş durumunda dahi namazın nasıl kılınacağı ile ilgili detaylı bilgiler
Kur’an’da yer almaktadır ki (Nisâ 4/102) bu, her hâlükârda namazda devamlılığın önemine yönelik en
veciz işaretlerdendir.


Bireyi gerçek bir mümin yapan, ruhuna dinginlik kazandıran, karakterini sağlamlaştıran, Allah’a
yaklaştıran, hâsılı müminin miracı olan başlı başına manevi bir eğitim ve bir huzur kaynağıdır namaz.
işte böylesi bir namaz Allah ile yapılan hususi bir sohbetin adıdır (Buhâri Salât 36). Canla başla Allah’ın
zikrine koşup O’nun huzurunda korku ve ümitle (Secde, 32/18),


Gönül huzuru ve sadece O’na itaat etmenin şuuruyla elde edilen bir yakınlıktır. işte böylesi bir namaz,
topraktan yaratılmış bir âdemi, kibrit-i ahmer gibi altına çeviren, alnını yere koyduğunda onu Rabbiyle
buluşturan (Müslim, Salât 21 5) kulluk mertebelerinin en yücesidir. Böylesi büyük bir iş ancak büyük
bir yâd edilişe layıktır: Kulun Rabbini zikredişinden daha yücedir Rabbinin onu anması
(Ankebût29/45)… Ne mutlu namazın hakikatine erenlere…

Share This:

M-Sefa 2021 - Kadiri Tarikatı

Bizimle İletişime Geçin