<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Faydalı Bilgiler &#8211; M-SEFA</title>
	<atom:link href="https://www.m-sefa.com/category/faydali-bilgiler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.m-sefa.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 03 Aug 2022 07:16:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.2.2</generator>

<image>
	<url>https://www.m-sefa.com/wp-content/uploads/2021/06/cropped-WhatsApp_Image_2021-05-17_at_13.06.44__1_-removebg-preview-e1624199936705-32x32.png</url>
	<title>Faydalı Bilgiler &#8211; M-SEFA</title>
	<link>https://www.m-sefa.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İbadette Devamlılık ve Sıla-i rahim Önemi</title>
		<link>https://www.m-sefa.com/ibadette-devamlilik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Feb 2022 19:43:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Faydalı Bilgiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.m-sefa.com/?p=3138</guid>

					<description><![CDATA[Allah (c.c.), sana yol açar. İnsan, asla ve kat’a Allah (c.c.) hakkında bir zanda bulunmayacak. Abdulkadir Geylani (k.s.) kitabında diyor ki: “Bazen Allahu Teâlâ (c.c.) kulları şöyle terbiye eder; adam ekonomik bir sıkıntıya düşer, para lazım, mal lazım olabilir.” Allah’tan (c.c.) başka herkes sıkıntıya düşebilir.En yakınlarından başlar; “Bana biraz bir şeyler ver, borç ver.” Borç ister ama vermezler. Çünkü Allah (c.c.) onun kalbini çevirdi. O, Allah’a (c.c.) gitmedi, adama gitti. Hâlbuki ona para vermedi. Bu sefer sana gelir, Allah (c.c.) senin de kalbini çevirir, sen de vermezsin. Ona gider, o da vermez. Uzak çevresinegitse onlar da ona yardım etmez. Bu sefer şöyle düşünür; artık ümidi kesti ya: “Ya Rabbi… Ya Rabbi… Sen bana yardım et.” Hâlbuki baştan Allah (c.c.) seni kendisine çağırdı. Geçen gün hasta bir adam geldi… “Beyefendi, senin hiçbir şeyin yok.” dedim. “Hocam, nasıl oluyor? Benim başıma böyle şeyler geldi.” “Niye geldi biliyor musun? Buraya gelmen için Allah (c.c.) seni sevdi, sana bir musibet verdi. O musibeti çözmek için mecbur kaldın, buraya geldin. Yoksa sen sittin sen kapıdan içeriye girmezdin.” “Doğru diyorsun, benim ne işim olur, buralarda.” dedi. “Ne işin olur, mecbur geleceksin, yollar Hz. Allah’ın (c.c.) elindedir. Eğerki onda bir hayır görmese var ya, mümkün değil kapısından da geçirmez. Seni sevmiş; sen geç bu tarafa, sen bu tarafa, sen bu tarafa… Anlaşıldı mı?”Adam, SSK’da bir işte çalışıyor. Her ay tam yatırması lazım, o ise beş gün yatırıyor, on gün yatırıyor ve hep borçlu kalıyor. Emeklilik çağı gelince diyor, ki “Beni emekli edin.” Onlar da diyor; ki “Senin eksik günlerin var önce onları ver, ondan sonra emekli ol.” Ahiret de öyledir, hiç eksik olmayacak, her gün dersini çekeceksin. Fakir oldun, sıkıntılı oldun, dertli oldun, hasta oldun… Oturup, abdest alacaksın, güzel iki rekât namaz kılacaksın, namazdan sonra bir tövbe istiğfar yapacaksın, sonra “La ilahe illallah” zikrine devam edeceksin. Senin üzerine böyle rahmet yağmur gibi yağar. Kıyamet kopsa da umurunda olmaz çünkü gönlünü Allah’a (c.c.) verdin fakat insan bu ibadetleri bir gün yapıyor, hiçbir şey olmadı… İkinci gün yapıyor, yine bir şey olmadı… Sonra diyor ki bundan bir şey çıkmıyor. Halbuki sabır ile devam etmesi gerekir. Allah murad ettiğinde mutlaka [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Allah (c.c.), sana yol açar. İnsan, asla ve kat’a Allah (c.c.) hakkında bir zanda bulunmayacak. Abdulkadir Geylani (k.s.) kitabında diyor ki: “Bazen Allahu Teâlâ (c.c.) kulları şöyle terbiye eder; adam ekonomik bir sıkıntıya düşer, para lazım, mal lazım olabilir.” Allah’tan (c.c.) başka herkes sıkıntıya düşebilir.En yakınlarından başlar; “Bana biraz bir şeyler ver, borç ver.” Borç ister ama vermezler. Çünkü Allah (c.c.) onun kalbini çevirdi. O, Allah’a (c.c.) gitmedi, adama gitti. Hâlbuki ona para vermedi. Bu sefer sana gelir, Allah (c.c.) senin de kalbini çevirir, sen de vermezsin. Ona gider, o da vermez. Uzak çevresine<br>gitse onlar da ona yardım etmez. Bu sefer şöyle düşünür; artık ümidi kesti ya: “Ya Rabbi… Ya Rabbi… Sen bana yardım et.” Hâlbuki baştan Allah (c.c.) seni kendisine çağırdı. Geçen gün hasta bir adam geldi… “Beyefendi, senin hiçbir şeyin yok.” dedim. “Hocam, nasıl oluyor? Benim başıma böyle şeyler geldi.” “Niye geldi biliyor musun? Buraya gelmen için Allah (c.c.) seni sevdi, sana bir musibet verdi. O musibeti çözmek için mecbur kaldın, buraya geldin. Yoksa sen sittin sen kapıdan içeriye girmezdin.” “Doğru diyorsun, benim ne işim olur, buralarda.” dedi. “Ne işin olur, mecbur geleceksin, yollar Hz. Allah’ın (c.c.) elindedir. Eğer<br>ki onda bir hayır görmese var ya, mümkün değil kapısından da geçirmez. Seni sevmiş; sen geç bu tarafa, sen bu tarafa, sen bu tarafa… Anlaşıldı mı?”<br>Adam, SSK’da bir işte çalışıyor. Her ay tam yatırması lazım, o ise beş gün yatırıyor, on gün yatırıyor ve hep borçlu kalıyor. Emeklilik çağı gelince diyor, ki “Beni emekli edin.” Onlar da diyor; ki “Senin eksik günlerin var önce onları ver, ondan sonra emekli ol.” Ahiret de öyledir, hiç eksik olmayacak, her gün dersini çekeceksin. Fakir oldun, sıkıntılı oldun, dertli oldun, hasta oldun… Oturup, abdest alacaksın, güzel iki rekât namaz kılacaksın, namazdan sonra bir tövbe istiğfar yapacaksın, sonra “La ilahe illallah” zikrine devam edeceksin. Senin üzerine böyle rahmet yağmur gibi yağar. Kıyamet kopsa da umurunda olmaz çünkü gönlünü Allah’a (c.c.) verdin fakat insan bu ibadetleri bir gün yapıyor, hiçbir şey olmadı… İkinci gün yapıyor, yine bir şey olmadı… Sonra diyor ki bundan bir şey çıkmıyor. Halbuki sabır ile devam etmesi gerekir. Allah murad ettiğinde mutlaka olur.</p>



<p>Abdulkadir Geylani (k.s.) buyuruyor ki: “Allahu Teâlâ, evliyaları belaların altında saklar.” Yani üstünde bela, musibetler, keder, sıkıntı… Önce onları çekecek sonra evliya olacaksın. “Neden böyle yaptı?” diyor. “Çünkü sahtekârlarda ben evliyayım der.” diyor. Herkes böyle bir makama meyil ediyor. Şimdi herkes zengin olmak istiyor ama çalışması lazım, çalışmak zor gelince aşağıya oturuyor. O oturduğu zaman nasıl zengin olacak? Kimin zengin olup olmayacağını Allah (c.c.) bilir ama gerçek şu ki; çalışmayan hiçbir zaman zengin olamaz. Evlenmeyen birisinin “benim çocuğum olsun” demesi gibidir. O evlenmeyen adam evlenir ise çocuğu olur veya olmaz onu yalnızca Allah (c.c.) bilir. Kesin olan bir şey var; evlenmeyen bir adamın asla çocuğu olamaz. Allah murad etmediği müddetçe. Peki bu nasıl olacak?.. Tarihte iki kere olmuş; bu olay bir Âdem (a.s.), ikincisi de İsa (a.s.) peygamberin yaratılışıdır. Ben zengin olayım dersen bunun yolu çalışmaktan geçiyor. Evliya olmak için ve Allah’ın (c.c.) rızasına ermek için, belalara sabretmek gerekir. Çünkü sahtekârlar bu sabrı gösteremez. Geçen gün bir kişi telefon açıp; diyor ki, “Ben Bursa’da sizin arkadaşlarla<br>tanıştım, bana ders verdiler, zikri çekiyorum, namazı da kılıyorum. Öyle güzel namazları kılıyordum, heyecanla hep namaz vakitlerini bekliyordum” diyor. “Şimdi bir soğukluk geldi, namaz kılmak istemiyorum. İçimden ibadet yapmak gelmiyor” diyor. “Beyefendi bunun namazla alakası yok, zikirle de alakası yok… Senin sinirlerin bozulmuş, sen bir gün onu yaparsın, üç gün başka bir şey yaparsın, beş gün farklı bir şeyler yaparsın. Kafanda bir şeyler var, olan ve olamayan birçok şeyleri de kafaya takmışsın. O yüzden senin başın da ağrır, sırtın da ağrır.” “Doğru söylüyorsun.” diyor. Bir ihtiyara hürmet ettin, muhabbet duydun, yardım ettin, o zaman burada iki tane müjde var:<br>1- O adamın uzun yaşayacağına işaret ediyor.<br>2- Ona hizmet edecek insanlar yaratacak.<br>Bu çok önemlidir. Yani onun için özellikle anneniz babanız ikisi hayattaysa ya da biri hayattaysa aman çok dikkat edin. Onlar Allah’ın rızasına uygun ne deseler başını aşağı eğeceksin, “Tamam babacığım, tamam anneciğim” diyeceksin. Anneye babaya karşı asla asi olunmaz. Çünkü annenin, babanın duaları Allah katında çok makbuldür. Allahu Teâlâ buyuruyor ki:</p>



<p><strong>Rabbin, O’ndan başkasına kulluk yapmamanızı ve anne-babaya ihsan ve iyilikle davranmanızı emretmektedir. Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırsa onlara “öf” bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle (ki İslâm ve insanlık bunu gerektirir). (İsrâ Sûresi, 23. ayet)</strong><br>Demek ki birinci kaçınılması gereken şey; Allah’a ortak koşmamaktır. İkincisi de anneye babaya iyilik yapmaktır. </p>



<p><strong>Onlara acıyarak alçak gönüllülük kanadını ger ve de ki: “Rabbim, onlar beni küçükken nasıl terbiye ettilerse Sen de onları esirge” (diye dua etmeli, hürmet ve şefkat göstermelidir). (İsrâ Sûresi, 24. ayet)</strong><br>Demek ki salih bir mümin ne yapacak? Annesi babası yanındaysa onlara karşı tevazulu, yumuşak huylu olacak. Kanatlarını böyle yere kadar indirecek. Bir de onlara dua edecek. Ayet-i kerimede geçen dua şöyledir: “Ya Rabbi bu annem babam bana küçükken nasıl bana baktıysa, merhamet gösterdiyse şefkat gösterip ve beni büyüttü ise. Sen de annemle babama öyle merhamet et.” Yani bak ayet-i kerimede şöyle geçiyor “öf bile” söylemeyin. Bir iş yaparken öf dersen, yani bu tefsirde geçiyor, bu en hafif haramsa ötekileri yani diğer söylemler daha çok haramdır. Demek ki karşı gelmek, kaba kelimeler kullanmak, üzmek, bunlar haydi haydi şiddetli haram olmuş olurlar. Hatta bazı âlimler, “Çocuklara şunu yap, bunu yap demezler. Çünkü çocuk yapmazsa günaha girer” diyor. Alimler hoşlanmadığı işlerde ise; bunu böyle yapsan daha iyi olur şeklinde söylerler. </p>



<p>Cemil Baba (rh.a.) bunu çok güzel söylerdi. Bir iş sorulduğunda. Eğer mübarek orada onay verirse “Tamam oğlum yap, çok iyi, çok güzel.” derdi. Onay vermezse yapma da demezdi; biliyordu adam gidip yine yapacak, “Sen bilirsin.” derdi. “Baba, şunu yapalım mı?” “Sen bilirsin…” “Sen bilirsin.” dedi mi; anla ki, o mübarek o işi istemiyor. “Sen bilirsin.” dedi mi, adam şimdi düşünüyor, “Ya baba niye böyle dedi?” Çünkü rızası yok ama direkt yapma derse emrini çiğnemiş olur o zaman da kötü olur. Yani bir âlimin sözünü dinlememenin, bir evliyanın sözünü dinlememenin faturası ağır olur. Yani döner dolaşır, gelir aynı şeyi gene yapar, bu sefer bin kat zarara uğramış olur. Fırsatı değerlendirin… Anneye babaya, komşuya, akrabaya, akrabalara da iyilik yapın. İki türlü akrabalık vardır:<br>1- Yakın akrabalık.<br>2- Uzak akrabalık.<br>Dayı, teyze, amca, hala… Bunlar yakın akrabalardır. Kardeşler, mesela kardeşler çok mühim, kardeşlik hukuku… Sonra teyze, amca, hala… Bunlar yakın akrabalardır, ziyaret etmek lazım. Buna sıla-i rahim diyorlar. Sıla-i rahim yapanın rızkı bol olur. <strong>“Rızkının geniş ve ömrünün uzun olmasını isteyen sıla-i<br>rahimde bulunsun, akraba ve dostlarını ziyaret etsin. Onlara iyilikte bulunsun.” (Buhârî, edeb, 12)</strong> sıla-i rahimle yakın akrabayı ziyaret etmek rahmettir. Yani gökten aşağıya inen bir rahmet gibidir; onu kesen, sanki Allah’ın rahmetini kesmiş gibi olur. İyilik yapmak ayrı bir şeydir, ziyaret yapmak ayrı bir şeydir. Mesela<br>yakınsa diyelim ayda bir sefer, iki üç ayda bir sefer, uzaksa senede bir sefer, çok çok uzaksa dört beş senede bir sefer gitmek gerekir. Ama adam hiç gitmiyor. Yani Allah razı olsun, benimde de bir işim düştü mü sana telefon açıyorum, yapıyorsun ve sevabını alıyorsun ama buraya geldiğin gibi oluyor mu hiç?<br>Şeriatın hikmetleri var… Şeriat akılla anlaşılmaz. Şeriat diyor ki; “Halanı, teyzeni, dayını vb tüm akrabalarını ziyaret et.” kısacası sıla-i rahim yap ve akrabanı gözet. Onların ihtiyacını görmek ayrı bir emirdir. İyilik yapmak ayrı bir emirdir. Sen orada uyanıklık yapıyorsun. Birini diğerinin yerine de geçirmeye çalışıyorsun. Şimdi boy abdestinin yeri ayrıdır, namaz abdestinin yeri ayrıdır. Daha ince bir şey söyleyeyim; “Niyet ettim Allah rızası için abdest alıp namaz kılmaya” diye abdestini sınırlandırırsan sen onunla sadece namaz kılarsın, Kur’an okuyamazsın. Çünkü niyetini öyle yaptın. Bütün dert, dava niyetle alakalıdır. Yani niyet seni yükseltir de, niyet seni alçaltır da. Niyet amelden önce ve önde geliyor. Bazı şeyler de öyledir; dışı sünnet, içi farzdır. Mesela selam vermek sünnet, almak farzdır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TARİKAT’A GİRİŞ ve BİR SUFİNİN BİR GÜNÜ / HER GÜNÜ</title>
		<link>https://www.m-sefa.com/tarikata-giris/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Feb 2022 19:39:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Faydalı Bilgiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.m-sefa.com/?p=3133</guid>

					<description><![CDATA[Tarikata girişte ilk yapılan iş tövbedir. Allah’a (C.C.) dönüş yapmaya tövbe denir. O halde anlaşılıyor ki, tövbe sadece ‘’Tövbe ya Rabbi!’’ demek değildir. Tövbe aslında insanın hayatının akışını, yönünü, yaşam tarzını değiştirmesi demektir. O bakımdan Allah’a (C.C.) tövbeyi güzel yapmak lazım. Ayrıca insanın hatasından, kusurundan, suçundan başka bir de kul hakları olabilir. Tövbe etmek kul haklarını silmez, kulun hakkını sahibine götürüp vermek ve helalleşmek lazım! Günahlarından, kul haklarından başka bir de kılmadığı namazlar, tutmadığı oruçlardan dolayı da vebali olabilir. İnsanın bu dünyadayken kılmadığı namazları, tutmadığı oruçlarını ödemesi gerekir. Allah (C.C.), Habib-i Edibi hürmetine geçmiş günahlarımızı affetsin. Bundan sonraki ömrümüzde, Allah’ın (C.C.) sevgili kulu olarak yaşamaya bizi muvaffak eylesin, sevdiği işleri yapmayı nasip eylesin (Amin). Bundan sonra devamlı abdestli gezin. Abdesti olan bir insana şeytan tesir edemez; insanın hayırları işlemesi kolay olur, şerleri işlemesi zor olur. Her gün zikir vazifelerinizi yapın. Allah’ın (C.C.) rızasını kazanmak için en kestirme yol ve en çok sevap kazanma şekli zikirdir. ZİKİRLER Aşağıda belirttiğimiz zikirler Peygamber Efendimiz’in (S.A.V.) tavsiye ettiği zikirlerdir ve her gün tekrarlanmalıdır. Gününüzün münasip bir zamanında, tercihen temiz, tenha bir yerde, kıbleye doğru diz çöküp oturun, gözlerinizi yumun; 100 defa ‘’Estağfirullah’’ diye tövbe ederek başlayın! Ardından,11 İhlas (Kulhüvallahu ehad,…) Bu çok önemli bir sûredir; Kur’an-ı Kerim’in üçte birini okumak kadar sevaplıdır.1 Felak, 1 Nas, Sonra 3 Fatiha sûrelerini okuyun; Peygamber Efendimiz’e (S.A.V.) ve Peygamber Efendimiz’den (S.A.V.) bize kadar gelmiş geçmiş Evliyaullah büyüklerimizin, Mürşid-i Kamillerimizin, Tarikat Pirlerimizin ruhlarına bunları hediye edin. Ki o mübarekler sizi sevsin, manevi bakımdan yardımcı olsunlar.Sûreleri hediye ettikten sonra Rabıta-ı Mevt yapmak gerekir. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) hadis-i şeriflerinde ölümü düşünmeyi emrediyor. Sevabı çoktur, faydası çoktur, kalbi cilalar, insanın feyzi artar ve gafletten uyanması mümkün olur, nefsi ıslah olur. Onun için ölümü güzelce düşünün: Kendinizi yatakta yatıyor vaziyette ve son anlarınızmış gibi düşünün. Ölüm geldiğinde sizi yıkıyorlar, kefenliyorlar, tabuta koyuyorlar, camiye getiriyorlar ve namazınızı kılıyorlar. İşte cemaat tabutunuzu aldı kabristana götürüyor.Toprağa gömdükten sonra imam telkin veriyor. Cemaat dağılıyor ve gidiyor. Kabrin içinde melekle baş başa kalıyorsunuz. Melek soruyor: ‘’Rabbin kim, dinin ne, Peygamberin kim, kitabın ne, kıblen neresi?’’ Onlara cevap verdiğinizi düşünün! Ahiret âleminde Evliyaullah büyüklerimizle, Cenab-ı Mevla’nın zikri ve tesbihi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Tarikata girişte ilk yapılan iş tövbedir. Allah’a (C.C.) dönüş yapmaya tövbe denir. O halde anlaşılıyor ki, tövbe sadece ‘’Tövbe ya Rabbi!’’ demek değildir. Tövbe aslında insanın hayatının akışını, yönünü, yaşam tarzını değiştirmesi demektir. O bakımdan Allah’a (C.C.) tövbeyi güzel yapmak lazım. Ayrıca insanın hatasından, kusurundan, suçundan başka bir de kul hakları olabilir. Tövbe etmek kul haklarını silmez, kulun hakkını sahibine götürüp vermek ve helalleşmek lazım! Günahlarından, kul haklarından başka bir de kılmadığı namazlar, tutmadığı oruçlardan dolayı da vebali olabilir. İnsanın bu dünyadayken kılmadığı namazları, tutmadığı oruçlarını ödemesi gerekir. Allah (C.C.), Habib-i Edibi hürmetine geçmiş günahlarımızı affetsin. Bundan sonraki ömrümüzde, Allah’ın (C.C.) sevgili kulu olarak yaşamaya bizi muvaffak eylesin, sevdiği işleri yapmayı nasip eylesin (Amin). Bundan sonra devamlı abdestli gezin. Abdesti olan bir insana şeytan tesir edemez; insanın hayırları işlemesi kolay olur, şerleri işlemesi zor olur. Her gün zikir vazifelerinizi yapın. Allah’ın (C.C.) rızasını kazanmak için en kestirme yol ve en çok sevap kazanma şekli zikirdir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">ZİKİRLER</h2>



<p>Aşağıda belirttiğimiz zikirler Peygamber Efendimiz’in (S.A.V.) tavsiye ettiği zikirlerdir ve her gün tekrarlanmalıdır. Gününüzün münasip bir zamanında, tercihen temiz, tenha bir yerde, kıbleye doğru diz çöküp oturun, gözlerinizi yumun; 100 defa ‘’Estağfirullah’’ diye tövbe ederek başlayın! Ardından,11 İhlas (Kulhüvallahu ehad,…) Bu çok önemli bir sûredir; Kur’an-ı Kerim’in üçte birini okumak kadar sevaplıdır.<br>1 Felak, 1 Nas, Sonra 3 Fatiha sûrelerini okuyun; Peygamber Efendimiz’e (S.A.V.) ve Peygamber Efendimiz’den (S.A.V.) bize kadar gelmiş geçmiş Evliyaullah büyüklerimizin, Mürşid-i Kamillerimizin, Tarikat Pirlerimizin ruhlarına bunları hediye edin. Ki o mübarekler sizi sevsin, manevi bakımdan yardımcı olsunlar.<br>Sûreleri hediye ettikten sonra Rabıta-ı Mevt yapmak gerekir. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) hadis-i şeriflerinde ölümü düşünmeyi emrediyor. Sevabı çoktur, faydası çoktur, kalbi cilalar, insanın feyzi artar ve gafletten uyanması mümkün olur, nefsi ıslah olur. Onun için ölümü güzelce düşünün: Kendinizi yatakta yatıyor vaziyette ve son anlarınızmış gibi düşünün. Ölüm geldiğinde sizi yıkıyorlar, kefenliyorlar, tabuta koyuyorlar, camiye getiriyorlar ve namazınızı kılıyorlar. İşte cemaat tabutunuzu aldı kabristana götürüyor.<br>Toprağa gömdükten sonra imam telkin veriyor. Cemaat dağılıyor ve gidiyor. Kabrin içinde melekle baş başa kalıyorsunuz. Melek soruyor: ‘’Rabbin kim, dinin ne, Peygamberin kim, kitabın ne, kıblen neresi?’’ Onlara cevap verdiğinizi düşünün! Ahiret âleminde Evliyaullah büyüklerimizle, Cenab-ı Mevla’nın zikri ve tesbihi ile ruhlar âleminde vaktimiz geçerken, dünyanın da sonunun geldiğini, kıyametin de kopmaya başladığını düşünün. Ondan sonra Allah’ın (C.C.) huzurunda olduğunuz manasını kaybetmeden, elinizde tesbih ile zikre başlayın: 300 defa ‘’La ilahe illallah’’ deyin. Her yüz defasında ‘’ilahi ente maksudi ve rıdake matlubi’’ deyin! Bu da hadis-i kudsiden alınma sözüdür. ‘’Ya Rabbi! Maksudum sensin, ben<br>senin rızanı istiyorum!” demektir. Kelime-i Tevhid zikrinden sonra, 100 defa Peygamber Efendimiz’e (S.A.V.) salavat getirin. (Allahümme salli ve barik’i okumak efdaldir. Kısaca ‘’Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammed.’’ de denilebilir). Melekler bu salat ü selamı alırlar, Rasulullah’a (S.A.V.) arz ederler: ‘’Ya Rasulullah! Filan ülkenin filan şehrinden filanca sana selam gönderdi.’’ derler. Rasulullah (S.A.V.) de selamınızı alır. Çok hayırlara erersiniz inşallah. Bu zikirleri böyle yaptıktan sonra dualar edin. Kendinize dua edin; dünyanıza, ahretinize… Elbette annenizi, babanızı dualarınızda unutmayın. Çünkü annesine babasına duayı terk eden kulu Allah (C.C.) sevmez. Ama insanın şeyhi Peygamber vekili olduğu için, anne babasından önde gelir. Hocanızı da dualarınızda unutmazsınız. Ondan sonra Müslümanlara dua edersiniz. Konu komşunuza, yakınlarınıza, sevdiklerinize dua edersiniz. Allah (C.C.) sizi ondan dolayı da mükâfatlandırır.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><br>NAFİLE NAMAZLAR</h2>



<p>Namazları camide kılın, cemaatle kılın, yirmi yedi kat sevabı kaçırmayın! Cuma namazını asla terk etmeyin! Cumayı terk edenin kalbi mühürlenir, mahvolur. Farz namazlardan ayrı nafile namazlar vardır. Onları da kıldığımız zaman, Allah’ın (C.C.) sevgisini kazanırız.‘’ Bak, kulum mecbur olmadığı şu ibadetleri de severek yapıyor!’’ diye Allah (C.C.) o kulunu sever.</p>



<ol><li>Sabah namazından sonra uyumayıp, güneşin doğmasından yarım saat geçinceye kadar Kur’an okuyarak, günlük virtlerimizi yaparak, dua ederek meşgul olup ardından işrak namazını kılmak sünnettir. Böyle yaparsanız, o sabah bir hac ve umre sevabını kazanmış olursunuz. Bunu kaçırmamaya<br>gayret gösterin. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştur: “Her kim sabah namazını cemaatle kılar sonra namaz kıldığı yerde oturup güneş doğuncaya kadar Allah’ı zikreder (kerahet vakti çıktıktan) sonra da iki rekat namaz kılarsa bir Hac ve Umre yapmış gibi sevap kazanır”.<br>(Tirmizî, Ebvabu’s-Salat, 412, hadis no: 586)</li><li>Sabah ile öğlen arasında duha namazı vardır. Öğlene kırk beş dakika kalıncaya kadar kılınabilir. Dört rekat, sekiz rekat veya daha fazla olarak kılınabilir! Bir insan duha namazı kılmaya devam ederse, Allah onu Muhsin kulları zümresine katar.</li><li>Akşam namazının sünnetinin arkasından evvabin namazı vardır. İki rekat, altı rekat veya on iki rekat olarak kılınabilir. İnsanın günahları denizlerin köpükleri kadar çok olsa bile, affına sebep olur.</li><li>Yatma zamanı gelince taze abdest aldıktan sonra dört rekat gece namazı kılıp abdestli bir şekilde yatmak gerekir. Bir kimse böyle yaparsa, bütün gece ibadet etmiş gibi melekler ona sevap yazarlar. Melekler başına toplaşırlar; ‘’ Ya Rabbi! Bu kulun abdestli yattı; sen bunu mağfiret et!’’ diye sabaha<br>kadar dua ederler. Şeytan yanına sokulamaz. Ölürse imanla göçmesine sebep olur. Onun için, geceleri böyle yatmaya çok gayret edin, çok dikkat edin.</li><li>Geceleyin de uykunuzu bölüp teheccüd namazı kılmaya çalışın. O da çok sevaplı bir namazdır. Geceleyin iki rekat namaz kılmak, dünyadan da, dünyanın içindeki her şeyden de daha hayırlıdır.</li></ol>



<h2 class="wp-block-heading">NAFİLE ORUÇLAR</h2>



<p>Peygamber Efendimiz (S.A.V.) hadis-i şeriflerinde: “Pazartesi ve Perşembe günleri ameller (Allah’a) arz olunur. Ben, oruçluyken amellerimin arz olunmasını isterim.” (Tirmizî, Savm 44.) buyurarak bizlere Pazartesi ve Perşembe günleri oruç tutmayı tavsiye ediyor. Bu oruçları tutmaya gayret edilmelidir.<br>Peygamber Efendimiz (S.A.V.) ayrıca her hicri ayın başında, ortasında (ayın 13, 14 ve 15. günleri) ve sonunda oruç tutmayı tavsiye ediyor. Receb, Şaban, Şevval, Zilhicce ve Muharrem aylarında da sevaplı oruçlar vardır; bu günlerde oruç tutmak da çok faziletlidir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><br>TEMEL ESASLAR</h2>



<p>Bizim yolumuz Peygamber Efendimiz’in (S.A.V.) sünnetine uyma yoludur. Peygamber Efendimiz’in (S.A.V.) tavsiyelerini tutacağız. Ayetleri, hadisleri okudukça ve sevap getiren amelleri öğrendikçe uygulayacağız. Günahlardan kaçınmaya çok dikkat edeceğiz, takva ehli olacağız. Haramlara, günahlara yanaşmayacağız, bulaşmayacağız. Nefse, şeytana uymayacağız. Huylarımızı düzelteceğiz. Kötü huyları atacağız, iyi huyları alacağız. Geçimsiz, kavgacı, merhametsiz, vefasız, cimri, pinti olmak ve sözünde durmamak Müslümana yakışmaz; bunlardan vazgeçeceğiz. Tatlı dilli, güleç yüzlü, cömert, iyiliksever, merhametli, sözünde durur, sadık, aşık, veli, mahbup ve iyi kul olacağız. “Her şeyi Allah’tan bilen kimse hayır işi yapmaya muvaffak olur. Nefsini aradan çıkarabileceği için amelini beğenme halinden de kurtulur.” Gavs-ul Azam Seyyid Abdulkadir Geylani Hz. (k.s.) Bu benim söylediklerim çok mühim konulardır. Bunları yaparsanız, cennetlik olursunuz. Onun için, cenneti elden kaçırmamaya dikkat edin, nefse şeytana uymayın! İbadetleri yapın, haramlardan kaçının, Allah’ın (C.C.) yolunda, Peygamber Efendimiz’in (S.A.V.) sünnetine uygun olarak yaşamaya devam edin! Zikir vazifelerinizi güzelce yapın, takva yolundan yürüyün, ahlakınızı güzelleştirin, cenneti kazanın!<br>Allah-u Teâla Hazretleri ma’rifetullaha, muhabbetullaha erdirsin. Cennetiyle cemaliyle cümlenizi müşerref eylesin. Âmin.<br>(İnnellezine yübayiuneke innema yübayiunallah. Yedullahi fevka eydihim. Ve men evfa bima ahede aleyhullahe feseyü’tihi ecran ezima). Sadakallahul Azim. (Fetih, 10. Ayeti) [Muhakkak ki sana biat edenler gerçekte Allah-u Teâla’ya biat etmişlerdir. Allah’ın kuvvet ve yardımı biat edenlerin üstündedir. Şu halde kim bu bağı çözerse, kendi aleyhine çözmüş olur. Kim de Allah ile sözleştiği şeye vefa, onun hükmünü ifa ederse, Allah da ona büyük bir ecir verecektir.]<br>Ahdinize sadık olun, Allah’ın (C.C.) yoluna vefalı olun, sırat-ı müstakimden sapmayın! Allah-u Teâla sizleri bundan sonra nefse şeytana yenilmeyenlerden eylesin. Yolunda daim eylesin, zikrinde kaim eylesin. Tarikatın adabını, ahlakını öğrenip, tekke adabına sahip; kamil, salih, veli, mahbup bir kul olmayı nasib eylesin. Âmin.<br>Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a (c.c) mahsustur. Güzel sonuç takva sahiplerinindir. Bil ki Allah muttakilerle beraberdir. Düşmanlık sadece zalimlere karşı olur. Salatü Selam Efendimiz Hz. Muhammed’e onun aline ve ashabının hepsinin üzerine olsun. Hamd bizi bu yola ulaştıran Allah’a mahsustur. Eğer<br>Allah(c.c) bize hidayet etmeseydi bizler hidayet üzere olmazdık. Rabbim bizleri ve bu mübarek halkaya tutunanları sıratı mustakimden ayırmasın. Bizleri sevdiklerinin yoluna erdirsin gazaba ve delalete uğrayanlardan uzak eylesin. Rabbimizin hidayeti olmasaydı bizler hidayete eremezdik. Ya Rabbi bizleri Kuran’dan ve Resulünün sünnetinden ayırma.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hacı Katip Efendi&#8217;den (k.s.) Sözler</title>
		<link>https://www.m-sefa.com/haci-katip-efendiden-k-s-sozler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Nov 2021 19:15:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Faydalı Bilgiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.m-sefa.com/?p=3107</guid>

					<description><![CDATA[Gündüz yaşanan gafletten, ibadetsiz geçen geceden, zikrullahsız bir hayattanher türlü zulüm ve şirkten sana sığınırım Ya Rahman! Ya Rahim! Velilerin geceleri gündüz, gündüzleri gece gibidir. Allah&#8217;ın (c.c.) dostları güneş gibidir. Sadece velilere sırtını dönenler onları göremez. Her huy sahibi kendine benzeyeni çeker; salihler salihleri, asiler asileri. Bu nedenle evliyaların çevresinde salihler, şeytanın çevresinde ise asi kullar toplanır.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Gündüz yaşanan gafletten, ibadetsiz geçen geceden, zikrullahsız bir hayattan<br>her türlü zulüm ve şirkten sana sığınırım Ya Rahman! Ya Rahim!</p>



<p><a href="https://www.m-sefa.com/haci-katip-efendiden-k-s-sofilik/" target="_blank" data-type="post" data-id="3081" rel="noreferrer noopener">Velilerin </a>geceleri gündüz, gündüzleri gece gibidir.</p>



<p>Allah&#8217;ın (c.c.) dostları güneş gibidir. Sadece velilere sırtını dönenler onları göremez.</p>



<p>Her huy sahibi kendine benzeyeni çeker; salihler salihleri, asiler asileri. Bu nedenle evliyaların çevresinde salihler, şeytanın çevresinde ise asi kullar toplanır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hacı Katip Efendi&#8217;den (k.s.) Tasavvuf Eğitimi Nasıl Olur?</title>
		<link>https://www.m-sefa.com/haci-katip-efendiden-k-s-tasavvuf-egitimi-nasil-olur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Oct 2021 09:35:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Faydalı Bilgiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.m-sefa.com/?p=3086</guid>

					<description><![CDATA[Tasavvuf bir hâldir. Edep, erkan, yol, usul, ilim, irfan, mürşidin yanında bir müddet eğitim ve öğretim yapılarak öğrenilir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><a href="https://www.m-sefa.com/tasavvuf-nedir/" target="_blank" data-type="post" data-id="2947" rel="noreferrer noopener">Tasavvuf</a> bir hâldir. Edep, erkan, yol, usul, ilim, irfan, mürşidin yanında bir müddet eğitim ve öğretim yapılarak öğrenilir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hacı Katip Efendi&#8217;den (k.s) Sofilik</title>
		<link>https://www.m-sefa.com/haci-katip-efendiden-k-s-sofilik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 Oct 2021 04:32:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Faydalı Bilgiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.m-sefa.com/?p=3081</guid>

					<description><![CDATA[Nasibi olanlar bizi bulur.Tövbe edip hak yoluna koyulur.Dersini alır, ehli zikir olur.Daim dua, zikir ve salih amelle meşgul olur.Yüz çevirir dünyadan zahit olur.İstemez geçici makam ve mevkileri hakka kul olur. Veliler yoluna sevk olunca gözü yaşlı, kalbi çok yumuşak olur.Kur&#8217;an okur, ilim öğrenir ve öğretir. Bu güzel yolda rehberler olur.İnsanları gaflet uykusundan uyandıran salihlerden olur.Edep, erkan, yol, usul öğrenir.Güzel hâllere sahip olur. Geceleri kıyamda, seherleri istiğfarda kalbi daima uyanık olur.Uzun mücadele dolu bir hayatta nefisle cihata koyulur, sultan olur.Allah yardımcısı, Efendimiz (s.a.v.) dostu, melekler duacısı olur.Haktan halka döner, davetçi olur.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Nasibi olanlar bizi bulur.<br>Tövbe edip hak yoluna koyulur.<br>Dersini alır, ehli zikir olur.<br>Daim dua, <a href="https://www.m-sefa.com/kadiri-tarikati-zikir-ders-tarifi/" target="_blank" data-type="post" data-id="2503" rel="noreferrer noopener">zikir </a>ve salih amelle meşgul olur.<br>Yüz çevirir dünyadan zahit olur.<br>İstemez geçici makam ve mevkileri hakka kul olur.</p>



<p>Veliler yoluna sevk olunca gözü yaşlı, kalbi çok yumuşak olur.<br>Kur&#8217;an okur, ilim öğrenir ve öğretir. Bu güzel yolda rehberler olur.<br>İnsanları gaflet uykusundan uyandıran salihlerden olur.<br>Edep, erkan, yol, usul öğrenir.<br>Güzel hâllere sahip olur.</p>



<p>Geceleri kıyamda, seherleri istiğfarda kalbi daima uyanık olur.<br>Uzun mücadele dolu bir hayatta nefisle cihata koyulur, sultan olur.<br>Allah yardımcısı, Efendimiz (s.a.v.) dostu, melekler duacısı olur.<br>Haktan halka döner, davetçi olur.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şeyh Katip Efendi&#8217;den (k.s) Abdulkadir Geylani&#8217;ye (k.s) Şiir</title>
		<link>https://www.m-sefa.com/seyh-katip-efendiden-k-s-abdulkadir-geylaniye-k-s-siir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Oct 2021 19:27:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Faydalı Bilgiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.m-sefa.com/?p=3068</guid>

					<description><![CDATA[Yaktın beni Sultanım!Dilim tutuldu huzurunda, boyun büküp ağladım.Yıllarca hasretini çekip de yandım, sana doyamadım.Sultanım! Fakir dervişi huzura aldınNazar kılıp niyazımı aldınNasıl anlatayım ben bu hâliPerişanım kapında Sultanım!Aşıklarını gördüm saf saf olmuşlar,Tevhit eder dilleri, yanıyorlar,Himmetini beklerler,Kapında hazır bekliyorlar.Sineneler yanık, gözler yaşlıBiter mi kırk yıllık hasret bir anda Sultanım!Rabbime şükürler olsun bizede nasip etti,İşte huzurundayım Sultanım!Mahzun, çaresiz, fakir, huzuruna vardım.Yol senin, derviş senin, bu can senin Sultanım!Gönlüm aşkınla dolu,Hep seni arzuladım yıllarcaSultanım! Pirimizsin, önderimizsin, rehberimizsin.İnşaallah, mahşerde şefaatini umarım Sultanım!]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yaktın beni Sultanım!<br>Dilim tutuldu huzurunda, boyun büküp ağladım.<br>Yıllarca hasretini çekip de yandım, sana doyamadım.<br>Sultanım! Fakir dervişi huzura aldın<br>Nazar kılıp niyazımı aldın<br>Nasıl anlatayım ben bu hâli<br>Perişanım kapında Sultanım!<br>Aşıklarını gördüm saf saf olmuşlar,<br>Tevhit eder dilleri, yanıyorlar,<br>Himmetini beklerler,<br>Kapında hazır bekliyorlar.<br>Sineneler yanık, gözler yaşlı<br>Biter mi kırk yıllık hasret bir anda Sultanım!<br>Rabbime şükürler olsun bizede nasip etti,<br>İşte huzurundayım Sultanım!<br>Mahzun, çaresiz, fakir, huzuruna vardım.<br>Yol senin, derviş senin, bu can senin Sultanım!<br>Gönlüm aşkınla dolu,<br>Hep seni arzuladım yıllarca<br>Sultanım! Pirimizsin, önderimizsin, rehberimizsin.<br>İnşaallah, mahşerde şefaatini umarım Sultanım!</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Abdurrahman Hâlis&#8217;in (k.s) Vasiyetnamesi</title>
		<link>https://www.m-sefa.com/abdurrahman-halisin-k-s-vasiyetnamesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Sep 2021 06:48:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Faydalı Bilgiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.m-sefa.com/?p=3046</guid>

					<description><![CDATA[Abdurrahman Hâlis’in vefatına yakın oğlu Şeyh Ali’ye yazmış olduğu nasihâtnâmesinin tercümesi aşağıdadır:“Ey Evladım, senin Allah Teâlâ’dan sakınman ve ona itaat etmen gerekir. Allah’tan başka hiç kimseden korkma ve ondan başkasından bir şey bekleme. Bütün ihtiyaçlarını ona havale et ve ondan iste. Allah’tan başkasına ülfet etme. Ondan başkasına itimad etme. Din-i İslâm’ın sınırlarını muhafaza etmeni sana tavsiye ediyorum. Allah Teâlâ seni ve bütün Müslümanları muvaffak kılsın. Bilesin ki, tarîkatımız Kur’ân-ı Kerim ve sünnete, gönlün selametine; nefsin ve elin cömertliğine; yüzün güleçliğine; hayrı yayıp çoğaltmaya; cefayı defetmeye; eziyetlere katlanmaya ve ihvanın hatalarını görmemeye dayanmaktadır. Sana fakrı korumanı, kardeşlerinle iyi geçinmeni, din işlerini terk etme hususu hariç husumeti terk etmeni ve başkalarını kendi nefsine tercih etmeni tavsiye ediyorum. Tasavvuf, kîl u kâl değildir, ancak o açlığa sabır, dünyayı terk, şehvetleri kesmektir. Sana ihlâs gereklidir, o da halkı unutup devamlı olarak Hakk’ı görmektir. Fakirlere hizmet etmelisin. Bu da üç şeyle olur: tevazu, güzel ahlak ve cömertlik. Bunlar benim, sana, kardeşlerine, mürid ve fakirlerden (Allah Teâlâ bunların sayılarını çoğaltsın) bunu işitenlere vasiyetimdir. Allah Teâlâ bizleri ve sizleri burada açıklanan hususları yerine getirmeye muvaffak kılsın. Amin.”]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Abdurrahman Hâlis’in vefatına yakın oğlu Şeyh Ali’ye yazmış olduğu nasihâtnâmesinin tercümesi aşağıdadır:<br>“Ey Evladım, senin Allah Teâlâ’dan sakınman ve ona itaat etmen gerekir. Allah’tan başka hiç kimseden korkma ve ondan başkasından bir şey bekleme. Bütün ihtiyaçlarını ona havale et ve ondan iste. Allah’tan başkasına ülfet etme. Ondan başkasına itimad etme. Din-i İslâm’ın sınırlarını muhafaza etmeni sana tavsiye ediyorum. Allah Teâlâ seni ve bütün Müslümanları muvaffak kılsın. Bilesin ki, tarîkatımız Kur’ân-ı Kerim ve sünnete, gönlün selametine; nefsin ve elin cömertliğine; yüzün güleçliğine; hayrı yayıp çoğaltmaya; cefayı defetmeye; eziyetlere katlanmaya ve ihvanın hatalarını görmemeye dayanmaktadır. Sana fakrı korumanı, kardeşlerinle iyi geçinmeni, din işlerini terk etme hususu hariç husumeti terk etmeni ve başkalarını kendi nefsine tercih etmeni tavsiye ediyorum. Tasavvuf, kîl u kâl değildir, ancak o açlığa sabır, dünyayı terk, şehvetleri kesmektir. Sana ihlâs gereklidir, o da halkı unutup devamlı olarak Hakk’ı görmektir. Fakirlere hizmet etmelisin. Bu da üç şeyle olur: tevazu, güzel ahlak ve cömertlik. Bunlar benim, sana, kardeşlerine, mürid ve fakirlerden (Allah Teâlâ bunların sayılarını çoğaltsın) bunu işitenlere vasiyetimdir. Allah Teâlâ bizleri ve sizleri burada açıklanan hususları yerine getirmeye muvaffak kılsın. Amin.”</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şeyh Katip Efendi (k.s) Sorunlarımızdan Nasıl Kurtuluruz?</title>
		<link>https://www.m-sefa.com/sorunlarimizdan-nasil-kurtuluruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Sep 2021 08:50:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Faydalı Bilgiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.m-sefa.com/?p=3043</guid>

					<description><![CDATA[Dertli, çaresiz, perişan olan insan, yaptığı hatalar yüzünden büyük sıkıntılar çekmektedir. Her günü bin ah ile geçmekte, feryatları arşa yükselmektedir. İşin daha kötüsü ümitsizliktir; bu şartlardan kurtulunamayacağı şeklinde sürekli psikolojik şiddete maruz bırakırlar. Bu kötü durumu görmeleri ve kabullenmeleri… Oysaki insanlık tarihi boyunca ne zaman bu tip çıkmazlara girilmişse alemlerin Rabbi tarafından bir rehber ve kitap gönderilmiş ve bu kötü durumdan insanlık kurtulmuştur. günümüzde ise ne yeni bir kitap ne de yeni bir Peygamber gelmeyecektir. Bu kesin bilgiden sonra tüm insanlık, özellikle de Müslümanlar ne yapmalıdır? Yapılacak tek şey raflarda, kütüphanelerde, süslü muafazalarda, kalbimizin derinliklerinde bulunan Allahu Teala’nın kelamı olan Kur’an-ı Kerim’i açığa çıkartmak ve çözümü orada aramaktır. Alemlere rahmet olarak gönderilen sevgili Efendimiz’in (s.a.v) sünnetini ihya etmek, sorunları Hz. Peygamberin (s.a.v) sünnetine arz etmektir. bunlar yaptığımızda gecmişte oldugu gibi dünya daha yaşanılabilir olur; adalet ve huzur yeri olabilir. Müslümanlar hür, dinç ve bilinçli olur. Hem kendilerini hemde tüm dünyayı kurtarabilirler. Rabbimizin kitabı, Efendimizin (s.a.v) sünneti yeterlidir!]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Dertli, çaresiz, perişan olan insan, yaptığı hatalar yüzünden büyük sıkıntılar çekmektedir. Her günü bin ah ile geçmekte, feryatları arşa yükselmektedir. İşin daha kötüsü ümitsizliktir; bu şartlardan kurtulunamayacağı şeklinde sürekli psikolojik şiddete maruz bırakırlar. Bu kötü durumu görmeleri ve kabullenmeleri… Oysaki insanlık tarihi boyunca ne zaman bu tip çıkmazlara girilmişse alemlerin Rabbi tarafından bir rehber ve kitap gönderilmiş ve bu kötü durumdan insanlık kurtulmuştur. günümüzde ise ne yeni bir kitap ne de yeni bir Peygamber gelmeyecektir. Bu kesin bilgiden sonra tüm insanlık, özellikle de <a href="https://www.m-sefa.com/insanlara-karsi-nasil-davranmaliyiz/" target="_blank" data-type="post" data-id="2963" rel="noreferrer noopener">Müslümanlar </a>ne yapmalıdır? Yapılacak tek şey raflarda, kütüphanelerde, süslü muafazalarda, kalbimizin derinliklerinde bulunan Allahu Teala’nın kelamı olan <a href="https://www.m-sefa.com/ayetlerle-namazin-onemi/" target="_blank" data-type="post" data-id="2846" rel="noreferrer noopener">Kur’an-ı Kerim</a>’i açığa çıkartmak ve çözümü orada aramaktır. Alemlere rahmet olarak gönderilen sevgili Efendimiz’in (s.a.v) sünnetini ihya etmek, sorunları Hz. Peygamberin (s.a.v) sünnetine arz etmektir. bunlar yaptığımızda gecmişte oldugu gibi dünya daha yaşanılabilir olur; adalet ve huzur yeri olabilir. Müslümanlar hür, dinç ve bilinçli olur. Hem kendilerini hemde tüm dünyayı kurtarabilirler. Rabbimizin kitabı, Efendimizin (s.a.v) sünneti yeterlidir!</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şeyh Katip Efendi&#8217;den (k.s) &#8220;Bulamadım&#8221; Şiiri</title>
		<link>https://www.m-sefa.com/seyh-katip-efendiden-k-s-bulamadim-siiri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Sep 2021 08:49:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Faydalı Bilgiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.m-sefa.com/?p=3040</guid>

					<description><![CDATA[Yoruldum hayattan, başımı yaslayacak bir yer aradım ama Rabbimin rahmetinden başka yer bulamadımBir yol bulayım; rahat, huzur, mutluluk olsun ama Rabbimin yolundan başka hak yol bulamadımYıllarca savruldum, perişan oldum, nice pişmanlıklar, göz yaşı döktüm.Tekrar tekrar kapısında yalvardım Hakkın dergahından başka yer bulamadımÇevremde çok ahbaplar, dostlar vardı; hakkiki dostlar. Bilmem ki şimdi neredelerRabbimden güzel dost bulamadımZaman geldi geçti hep aldandım; zalim nefse uyup gaflete daldım.Ne zaman dua etsem yanımda buldum Mevlam’dan güzel yar bulamadım.Günah bende, kusur bende, hatam çok; rahmet sende, af sende, Yüce Allah’ımdan başka dost bulamadım.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yoruldum hayattan, başımı yaslayacak bir yer aradım ama Rabbimin rahmetinden başka yer bulamadım<br>Bir yol bulayım; rahat, huzur, mutluluk olsun ama Rabbimin yolundan başka hak yol bulamadım<br>Yıllarca savruldum, perişan oldum, nice pişmanlıklar, göz yaşı döktüm.<br>Tekrar tekrar kapısında yalvardım Hakkın dergahından başka yer bulamadım<br>Çevremde çok ahbaplar, dostlar vardı; hakkiki dostlar. Bilmem ki şimdi neredeler<br>Rabbimden güzel dost bulamadım<br>Zaman geldi geçti hep aldandım; zalim nefse uyup gaflete daldım.<br>Ne zaman dua etsem yanımda buldum Mevlam’dan güzel yar bulamadım.<br>Günah bende, kusur bende, hatam çok; rahmet sende, af sende, Yüce Allah’ımdan başka dost bulamadım.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mürşid ve Mürid</title>
		<link>https://www.m-sefa.com/mursid-ve-murid/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Sep 2021 18:54:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Faydalı Bilgiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.m-sefa.com/?p=3037</guid>

					<description><![CDATA[Müridin şeyhinden faydalanması, Allahu Teala&#8217;nın izni ve yardımıyla olur. Samimi yapılan tövbe ve beyatlaşmadan sonra talip, mürşidden edep, ilim, salih amel, ihlâs, takva ve rıza-ı ilâhi ögrenir.Bununla birlikte nefis, şeytan, dünya, heva ve kötü arkadaşa karşı nasıl mücadele edeceğini, bu zorlu mücadele de nasıl başarı elde edeceğini de ögrenir. Bu güzel halleri yaşarken geçmesi gereken, nefis mertebelerini, manevi hâl ve makamları da idrak eder.Bir ömür sürecek olan bu eğitim ve ögretim Allahu Teala&#8217;nın izni inayetiyle, vuslat, hakka kavuşmakla, ilâhi tecelliler ve hakkın rızasına kavuşmakla neticelenir.Ne mutlu bu sofilere!Ne mutlu bu güzel yolculuğa başlayanlara!]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Müridin <a href="https://www.m-sefa.com/seyh-haydar-baba-k-s/" target="_blank" data-type="post" data-id="2820" rel="noreferrer noopener">şeyhinden </a>faydalanması, Allahu Teala&#8217;nın izni ve yardımıyla olur.  </p>



<p>Samimi yapılan tövbe ve beyatlaşmadan sonra talip, mürşidden edep, ilim, salih amel, ihlâs, takva ve rıza-ı ilâhi ögrenir.<br>Bununla birlikte nefis, şeytan, dünya, heva ve kötü arkadaşa karşı nasıl mücadele edeceğini, bu zorlu mücadele de nasıl başarı elde edeceğini de ögrenir.</p>



<p>Bu güzel halleri yaşarken geçmesi gereken, nefis mertebelerini, manevi hâl ve makamları da idrak eder.<br>Bir ömür sürecek olan bu eğitim ve ögretim Allahu Teala&#8217;nın izni inayetiyle, vuslat, hakka kavuşmakla, ilâhi tecelliler ve hakkın rızasına kavuşmakla neticelenir.<br>Ne mutlu bu sofilere!<br>Ne mutlu bu güzel yolculuğa başlayanlara!</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
