Takip Et:

Dert ve Musibetler

Birisi denizin kenarında gelen dalgaları sayıyormuş. Oradan geçen biri demiş ki: “Burada ne yapıyorsun?” Adam demiş ki: “Denizden gelen dalgaları sayıyorum.” Oradan geçen demiş ki: “Şimdiye kadar kaç tane saydın?” Adam demiş ki: “Geçen geçti. Ama şu gelen bir.” Deniz dalgası gibi geçip gidene bakmayacaksın. Bu dünyadaki musibetler ne olursa olsun bitmeye mahkum, yok olmaya mahkum; çünkü dünya yok olmak üzerine kurulmuş. Dünya parça parça olacak.

اِذَا الشَّمْسُ كُوِّرَتْۙࣕ ﴿١﴾ وَاِذَا النُّجُومُ انْكَدَرَتْۙࣕ ﴿٢﴾ وَاِذَا الْجِبَالُ سُيِّرَتْۙࣕ ﴿٣﴾ وَاِذَا الْعِشَارُ عُطِّلَتْۙࣕ ﴿٤﴾ وَاِذَا الْوُحُوشُ حُشِرَتْۙࣕ ﴿٥﴾ وَاِذَا الْبِحَارُ سُجِّرَتْۙࣕ ﴿٦﴾ وَاِذَا النُّفُوسُ زُوِّجَتْۙࣕ ﴿٧﴾ وَاِذَا الْمَوْءُ۫دَةُ سُئِلَتْۙ ﴿٨﴾ بِاَيِّ ذَنْبٍ قُتِلَتْۚ ﴿٩﴾ وَاِذَا الصُّحُفُ نُشِرَتْۙࣕ ﴿١٠﴾ وَاِذَا السَّمَٓاءُ كُشِطَتْۙࣕ ﴿١١﴾ وَاِذَا الْجَحٖيمُ سُعِّرَتْۙࣕ ﴿١٢﴾ وَاِذَا الْجَنَّةُ اُزْلِفَتْۙࣕ ﴿١٣﴾ عَلِمَتْ نَفْسٌ مَٓا اَحْضَرَتْؕ ﴿١٤﴾

“Güneş dürülüp karardığında; Yıldızlar dökülüp söndüğünde; Dağlar sökülüp yürütüldüğünde; Doğuracak develer başı boş bırakıldığında; Yabani hayvanlar toplanıp bir araya getirildiğinde; Denizler kaynatıldığında; İnsanlar (amelleriyle) eşleştirilip (buna göre) şekillendirildiğinde; Diri diri gömülen kıza hangi suçundan dolayı öldürüldüğü sorulduğunda; Defterler ortaya serildiğinde; Gökyüzü sıyrılıp açıldığında; Cehennem ateşi harlatıldığında; Cennet yaklaştırıldığında; Kişi neler yaptığını öğrenmiş olacaktır.” (Tekvîr, 1-14. Ayetleri)

            Dünyada hastadır, fakirdir, dertlidir, sıkıntılıdır… Hepsi geçecek. Sabredersen mükafat alarak geçecek; cennete gitmene vesile olacak. Sabretmezsen cehenneme gitmene vesile olacak.

Uhud  Savaşı sırasında kahramanca savaşan, cesaretle düşmanın üzerine hücum eden bir Medineli’dir Kuzman.  Hatta müşriklere ilk ok yağdıran da budur.

Fakat ilginçtir ki  Kuzman adındaki bu kişiden ne zaman bahsedilse Efendimiz (s.a.v); “O cehennemliktir!” buyururdu. Uhud Savaşı’nın en şiddetli anlarında İslam ordusunun bozulup dağıldığı bir durumda kılıcının kınını kırarak “Ölmek, kaçmaktan hayırlıdır! Ey Evs Hanedanı! Siz de benim gibi şan ve şeref için çarpışınız!” diye bağırarak müşriklerin arasına dalıp 7-8 kişiyi öldürdükten sonra kendisi de kan revan içerisinde yere düşer.

Ağır yaralarının sızılarıyla kıvranan Kuzman’a  sahabalerden Katade bin Numan (r.a); “Tebrikler ey Kuzman!… Cenneti  müjdeleriz sana!…” der. O ise; “Beni ne diye müjdeliyorsunuz? Benim maksadım şehâdete ermek değildir… Ben kavmimin gayreti için ve Kureyşliler Medine hurmalıklarına zarar vermesin diye çarpıştım.” diyerek duygu ve düşüncesini ortaya koyar.  Yaralarının ağrısı şiddetlenip hayatından ümidini kesince de bir ok alıp damarını keserek intihar eder.

Bu haber Peygamber Efendimiz’e (sav) bildirilince;  “Allahu Ekber! Allahu Ekber! Ben Allah’ın Resûlü olduğuma  şüphesiz  şehadet ederim!” diyerek önceden söylediği sözün doğrulandığını belirtmişlerdir.

Sahabelerde savaşıyorlardı, yara alıyorlardı ama intihar etmiyorlardı. Çünkü Allah (c.c) onların intihar etmelerini yasaklamıştı.

Share This:

M-Sefa 2021 - Kadiri Tarikatı

Bizimle İletişime Geçin