Takip Et:

Kadiri Tarikatı Şeyhi Haydar Baba (k.s)

Bundan sonra kolaylık gelecek diye bekleme. Bundan sonra hep zorluk gelecek. Gittikçe daha kötü olacak; çünkü sağlığın, hafızan, gücün… Gidiyor. Ama şimdi tam İslam’a hizmet etme devrelerindesiniz. Bir gecede üç yerde zikir yapardım; bu mahallede yapardım, öbür mahallede yapardım, öbür mahallede yapardım. Devamlı koştururdum. Şimdi vakıfa geliyorum, oturuyorum, çayım, yemeğim geliyor, misafir geliyor. Akşam olunca çok yorulduğumun farkına varıyorum. Kendi kendime diyorum ki: “Neden yoruldum?” Artık bitti. Bunlarda iyi günlerim. Allah (c.c) ömür verirse yetmiş-seksen yaşında belki de görüp gideceksin.

Osman Siraceddin (k.s) diye yüz yaşında bir evliya vardı; hem hekim hem evliyaydı. Buralarda bir yerdeydi. Onu ziyarete gittim. Talebeleri gelmişti. Kendisi yüz yaşında talebeleri de yetmiş-seksen yaşında vardı. Beraber oturmuş eski günlerini yad ediyorlar; şeyh diyor ki: “Şu sûreyi oku.” Sofi sûreyi okuyor.

Bizdeki her şey, Kadiri Tarikatı Şeyhi Haydar Baba (k.s) devrinde de, Cemil Baba (k.s) devrinde de böyleydi. Bütün silsiledeki zatlar, medrese okumuş, ilim sahibi olmuşlar hem de tarikat icazeti almışlar; böyle olanlara “Zülcenaheyn” deniyor. Bütün kitaplar Seyda Molla Bahri’nin (k.s) ezberindeydi; belki yüz tane belki daha fazla kitap ezberindeydi. Böyle olmasına rağmen ders verirken, sohbet verirken kitabı açar, kitaptan okurdu. Seyda Molla Bahri’yi de (k.s) Molla Muhammed (k.s) yetiştirmiş. Aynı zamanda Molla Muhammed (k.s), Haydar Baba’nın (k.s) halifesiymiş.

Rasulullah (s.a.v) manen Haydar Baba’ya (k.s) görev veriyor: “Artık kalk! Halkı irşad et.” Haydar Baba (k.s) buyurmuş ki: “Ya Rasulullah! Nasıl yapacağım?” Hz. Muhammed (s.a.v) buyurmuş ki: “Filanca filanca âlimler senin emrine verildi. Molla Muhammed (k.s) senden tarikat ders alacak. Seni destekleyeceğiz.” Molla Muhammed’in (k.s) ilmi var, çevresi var. Ama Haydar Baba’nın (k.s) hiçbir şeyi yok. Oralar bir de nakşibendi tarikatı var. Kadiri tarikatı çok azdı. Haydar Baba (k.s), Rasulullah’tan (s.a.v) müjdeyi alınca buyuruyor ki: “Molla Muhammed (k.s) gelip bizden ders alacak.” Böyle büyük bir insanın Baba’ya (k.s) teslim olmasını duyunca sofiler seviniyor. Haydar Baba (k.s) ile Molla Muhammed (k.s) bir dağın tepesinde buluşacaklar. Baba (k.s) dağa gidiyor ama Molla yok. Baba (k.s) celalleniyor, asayı dağa bir vuruyor: “O gelecek! Rasulullah (s.a.v) bana söz verdi.” Molla’yı bekliyorlar ama Molla gelmiyor. Ertesi gün Molla geliyor; çok aşırı yağmur yağdığı için yollar kapanmış, gelememiş. Akşam vakti olunca Molla Muhammed (k.s) buyuruyor ki: “Baba akşam oldu artık gideyim.” Sofiler de diyor ki: “Baba’nın yanında iyice kalsın, pişsin.” Haydar Baba (k.s) buyuruyor ki: “Bırakın gitsin.” Molla Muhammed (k.s) kapıyı açıyor, bir iki adım atıyor ama her taraf zifiri karanlık; göz gözü görmüyor. Bir daha geri geliyor. Haydar Baba (k.s) buyuruyor ki: “Niye gitmedin?” Molla Muhammed (k.s), “Etrafı göremedim. En iyisi bu gece burada yatayım.” buyuruyor. Haydar Baba’nın (k.s) yatağının yanına Molla Muhammed’in (k.s) yatağını seriyorlar. Sofiler sabah namazına kalkıyorlar, bakıyorlar ki Molla yorganı başına çekmiş, hüngür hüngür ağlıyor. Sofiler diyor ki: “Sen niye ağlıyorsun?” Haydar Baba (k.s) gece teheccüd kılarken ayakları yerde, kafası arşa değmiş. Yukarıdan aşağıya Baba’ya (k.s) nur inmiş. Onu görür görmez yorganı başına çekip ağlamaya başlıyor. Ondan sonra bir daha da ayrılmıyor.

Bütün âlimler, Molla Muhammed’e (k.s) mektup yazıyorlar: “Sen nasıl bir adamsın! İlminde bir şerefi var. Sen geldin berber bir adamın peşine takıldın.” Molla Muhammed (k.s) buyuruyor ki: “Siz benim gördüklerimi görseydiniz Haydar Baba’yı (k.s) sırtınızda taşırdınız.” 

Sonra Molla Muhammed (k.s) bir şiir yazıyor:

Ne dervişim, ne sofiyim, ne âlimim, ne hocayım

Ben bu kapının kıtmiriyim

Seyda Molla Bahri (k.s) anlatmıştı: “Benim emmim dedi ki: ‘Artık âlimler gitti. Bu milletin hali ne olacak?’ Sonra emmimle Palu’ya geldik. Bir dükkanın önünde bir adam oturuyordu; bir nur onun alnından çıkıp gökyüzüne gidiyordu. Daha çocuktum bende emmimde onu gördük. Emmimin kolundan çektim ve dedim ki: “Emmi! Hani siz diyordunuz ki: ‘Kimse kalmamıştı’ Korkudan gidip soramadık. Ondan sonra dükkanın önünde gördüğüm zat bizim medreseye gelmiş. Baba (k.s) sohbet yaptı ve hocamız Molla Muhammed’e dedi ki: ‘Seyda! İzin verirsen biraz da zikir yapacağız.’ Molla Muhammed dedi ki: ‘Şeyhim! Yaşlıyım. Siz nasıl yaparsanız öyle yapın.’ Haydar Baba (k.s) zikir halkasını kurdu. Talebeler olarak bizde divanda toplandık. Haydar Baba (k.s) cübbeyi bu tarafa savurdu, buradaki sofiler gitti. Bir de cübbeyi bu tarafa savurdu buradakiler de gitti. Başı kesilmiş tavuk gibi bütün millet cezbeye düştü. Ben korkunca ayetel kürsî okumaya başladım.”

Kadiri Tarikatı Şeyhi Haydar Baba (k.s) hangi köye gitse açıktan açıktan keramet gösterirmiş. Haydar Baba (k.s) irşada çıktığında bu köydekiler alıyorlarmış öbür köyün orta yerine kadar getiriyorlar. Öbür köydekiler gelip orta yerden alıp deflerle ilahiler söyleniyor, caminin minarelerinden selalar okunuyor, millet camiye doluyor ondan sonra kıyamet kopuyor; “La ilahe illallah La ilahe illallah”

Kadiri Tarikatı Şeyhi Haydar Baba (k.s) zikir yaparken bu Yusuf ağa caminin pencersinden bakıp, “Bunlar nereden geldi? Başımıza bela oldular. Bu köylü perişan olacak” diyor. Yusuf ağa eve gelince hanımına anlatıyor. Hanımı diyor ki: “Sen karışma!” Yusuf ağa o gece rüya görüyor: Böyle bir oda var. Haydar Baba (k.s) odanın kapısında, “Yusuf ağa! Elimden tut içeri gir. İçeride Hz. Muhammed (s.a.v) var, Ebu Bekir Sıddîk (r.a) var, Hz. Ömer (r.a) var, Hz. Osman (r.a) var, Hz. Ali (r.a) var. İçeriye gel!” Adam rüyasında demiş ki: “Beni dışarıda atın.” Haydar Baba (k.s), “Elimden tut.” Ondan sonra Baba onu dışarıya atmış. Ondan sonra Yusuf ağa pişman olup gelmiş ama Haydar Baba (k.s) sekeratta, vefat etmek üzere. Adam, Baba’nın o halini görünce ağlamaya başladı; “Sağlığındayken niye faydalanmadım.” Haydar Baba (k.s) gözlerini açınca, Cemil Baba (k.s) buyurmuş ki: “Baba, bu arkadaşı tanıdın mı?” Haydar Baba (k.s) buyurmuş ki: “Tanıdım” Cemil Baba (k.s), “Baba, bunun elini tutta tarikat dersi ver.” buyurmuş. Haydar Baba (k.s) buyurmuş ki: “Biz, bunun elini tutmuştuk.” Adam daha çok ağlamaya başlamış.

Share This:

M-Sefa 2021 - Kadiri Tarikatı

Bizimle İletişime Geçin