ZİLHİCCE AYININ FAZİLETİ
11 Temmuz 2021 Pazar, yatsı namazında İTİKAFA GİRİLİP
19 Temmuz Pazartesi kurban bayram arefesi sabah namazından sonra ÇIKILACAKTIR!!!
Kurban Bayramı’nın bulunduğu aya zilhicce denir. Zilhicce ayının ilk on gününde yapılan ibadetlerin kıymeti çoktur.
Birkaç hadis-i şerif:
(Zilhiccenin ilk günlerinde tutulan oruç, bir yıl oruç tutmaya bedeldir.Bir gecesini ihya etmek de Kadir Gecesi’ni ihya etmek gibidir.)
[İbni Mace]
(Zilhiccenin ilk on gecesinde yapılan amel için, 700 misli sevab verilir.) [Beyhekî]
(Terviye günü [Arefe’den önceki gün] oruç tutup, günah söz söylemeyen Müslüman Cennete girer.) [Ramuz]
(Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutan, her günü için yüz köle azat etmiş veya cihad edenlere yüz at vermiş yahut Kâbe’ye kurban için yüz deve göndermiş gibi sevab alır.) [R. Nasıhin]
(Bu on günün hayrından mahrum olana yazıklar olsun! Bilhassa dokuzuncu [Arefe] günü oruçla geçirmelidir! Onda o kadar çok hayır vardır ki, saymakla bitmez.) [T. Gafilin]
(Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutana, her günü için bir yıllık oruç sevabı verilir.) [Ebul Berekat]
(Zilhiccenin ilk on günü, fazilette bin güne, Arefe günü ise on bin güne eşittir.) [Beyhekî]
(Zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur.) [Taberani]
(Allah indinde zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi, tahmidi, tehlili ve tekbiri çok söyleyin!) [Taberani]
Tesbih: Sübhanallah,
Tahmid: Elhamdülillah,
Tehlil: Lâ ilâhe illallah
Tekbir: Allahü ekber, demektir.
Peygamber efendimiz, Zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerin, diğer aylarda yapılan amellerden daha kıymetli olduğunu bildirince, Eshab-ı kiram, (Ya Resulallah, bu ayın ilk günleri yapılan ameller, Allah yolundaki cihaddan da mı daha kıymetlidir?) dediklerinde, (Evet, cihaddan da kıymetlidir, ancak canını, malını esirgemeden savaşıp şehit olanın cihadı daha kıymetlidir) buyurdu. (Buhârî)
Hazret-i Ebüd-derda buyurdu ki: Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutmalı, çok sadaka vermeli, çok dua ve istiğfar etmelidir, çünkü Resulullah, (Bu on günün hayır ve bereketinden mahrum kalana yazıklar olsun) buyurdu. Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutanın ömrü bereketli olur, malı çoğalır, çoluk çocuğu belalardan muhafaza olur, günahları affolur, iyiliklerine kat kat sevab verilir, ölürken kolay can verir, kabri aydınlanır. Cennette yüksek derecelere kavuşur. (Şir’a)Her hafta saç, sakal, tırnak kesmek sünnettir. İbni Âbidin hazretleri, (Zilhicce ayının ilk on günü, bu sünnetleri geciktirmemeli. (Kurban kesecek kimse, Zilhicce ayı girince saçını ve tırnağını kesmesin) hadis-i şerifi, emir değildir. Bunları, kurban kesinceye kadar geciktirmek müstehabdır) buyurmaktadır. Kurban kesecek kimsenin, Zilhicce ayının ilk gününden, kurban kesinceye kadar, saçını, sakalını, bıyığını ve tırnağını kesmemesi müstehabdır; fakat vacib değildir. Bunları kesmesi günah olmaz ve kurban sevabı azalmaz. Bu on gün içinde, hasta ziyaret eden, Allahü teâlânın dostlarının hatırını sormuş ve ziyaret etmiş gibi olur. Bu on gün içinde Ehl-i sünnet’e uygun bir din kitabı okumak çok sevabdır. Din ilmini, Ehl-i sünnet itikadını öğrenmek, kadın erkek herkese farzdır. Çocuklara öğretmek, birinci görevdir.
- (Zilhiccenin onuncu günü Kurban bayramı günüdür. Her kim, o gün bayram namazından gelip kurbanını boğazlayıncaya kadar bir şey yemeyip, kurbanının böbreklerini yerse ve iki rekat namaz kılsa, o kimsenin kurbanının kanı yere düşmeden, kendi günahı ve ana-babasının günahları, ailesinin ve akrabalarının günahları sevaba çevrilir.)
- Her kim, Zilhicce ayının ilk on günü içinde fakirlere yardım etse, Peygamberlere hürmet etmiş olur. Bu on gün içinde, her kim bir hasta ziyaret etse, Allahü teâlânın dostları olan kulların hatırını sormuş ve ziyaret etmiş gibi olur. Bu on gün içinde yapılan her ibadet, diğer günlerde yapılan ibadetlerden çok daha üstün ve pek fazla sevaba vesile olur.
- Bu on gün içinde din ilmi meclisinde bulunan kimse, Peygamberler toplantısında bulunmuş gibi olur. Hadîs-i şerifte buyuruldu ki:(Allahü teâlâ, ibadetler içinde, Zilhiccenin ilk on gününde yapılanları daha çok sever. Bu günlerde tutulan bir gün oruca, bir senelik nafile oruç sevabı verilir. Gecelerinde kılınan namaz, Kadir gecesinde kılınan namaz gibidir.
- Bu günlerde çok tesbih yani Sübhanallah, tehlil yani Elhamdülillah ve tekbir yani Allahü ekber söyleyiniz!)
- İmâm-ı Rabbânî hazretleri, bir talebesine hitaben buyuruyor ki:
- “Ramazan-ı şerifin son on günü yapamamış olduğunuz itikafın kazası olmak için niyet ederek, Zilhicce ayının ilk on günü itikaf ediniz. Böyle niyet ederek, sünnet sevabına kavuşursunuz. Bu itikafta, Allahü teâlâya, boyun bükerek, ağlayarak, sızlayarak, kusurların affı için çok yalvarınız!”
- Sual:
- Zilhicce ayı içinde tutulan oruçlar için belli bir niyet şekli var mıdır, bu oruçlara kaza ve adak oruçları için de niyet edilebilir mi?
- Cevap: Zilhicce ayı içinde tutulan oruçlara, herkes kendi durumuna göre, nafile, kaza, adak ve yemin kefareti orucu olarak, istediği niyeti yapabilir.
- Peygamberimiz arefe gününün faziletine ilişkin olarak “Arefe gününden daha çok Allah’ın cehennem ateşinden insanları âzat ettiği bir gün yoktur” buyurmuş yine “Arefe günü tutulan orucun bundan önce ve sonra birer yıllık günahları örteceği Allah’tan umulur” dedi i (Müslim, Sıyâm, 196-197) nakledilmiştir.
- TEŞRİK TEKBİRLERİ
- Arefe günü sabah namazından itibaren bayramın dördüncü gününün ikindi namazına kadar, yirmi üç farz namazının arkasından birer defa “Allahu ekber Allahu ekber, Lâ ilâhe illallahu vallahu ekber. Allahu ekber ve lillahi’l-hamd” diye tekbir getirilir ki, buna “teşrîk tekbiri” denir. Anlamı şöyledir: “Allah her şeyden yücedir, Allah her şeyden yücedir. Allah’tan başka ilâh yoktur. O Allah her şeyden yücedir, Allah her şeyden yücedir. Hamd Allah’a mahsustur.” Tekbirlerin bu şekli Hz. Ali ve Abdullah b. Mes’ûd (r. anhümâ)’ya dayanır. Teşrîk tekbirlerinin başlangıcı Hz. İbrahim’in oğlu İsmail’i kurban etme olayına kadar uzanır. İbrahim (a.s), gördüğü sahih rüya üzerine oğlunu Allah yolunda kurban etmeye karar verir. Kurban hazırlıkları sırasında Cebrail (a.s) gökten buna bedel olarak bir koç getirir. Dünya semasına ulaştığında Cebrail (a.s);
- “Allahu ekber, Allahu ekber”diyerek, tekbir getirir. İbrahim (a.s) bu sesi işitince başını gökyüzüne çevirir ve onun bir koçla geldiğini görünce; “Lâ ilâhe illâllahu vallahu ekber” diye cevap verir. Bu tekbirve tevhîd kelimelerini işiten ve kurban edilmeyi bekleyen İsmail (a.s) da; “Allahu ekber velillâhi’l-hamd” der. Böylece kıyamet gününe kadar sürecek büyük bir sünnet başlatılmış olur. Tekbirlerin yirmi üç vakit okunması Ebû Yusuf ile İmam Muhammed’e göredir. Fetvâ da buna göre verilmiştir. Ebû Hanîfe’ye göre, teşrîk tekbirleri arefe günü sabah vaktinden, bayramın ilk günü ikindi vaktine kadar olan sekiz vakit farz namazlarının arkasından getirilir. Teşrîk tekbirleri birçok fakihe göre vaciptir. Bazılarına göre ise sünnettir. Ebû Yusuf ile İmam Muhammed’e göre farz namazlarını kılmakla yükümlü olanlara bu tekbirler vaciptir. Bu konuda tek başına kılanla imama uyan, yolcu ile mukim, köylü ile şehirli, erkekle kadın eşittir. Böyle teşrîk tekbirleri cemaatle de yalnız başına da eda edilir. Kaza da edilebilir. Erkekler tekbiri açıktan, kadınlar ise gizlice getirir. Vitir namazı ile bayram namazları sonunda tekbir getirilmez. Ebû Hanîfe’ye göre, teşrîk tekbirlerinin vacip olması için yükümlünün hür, mukîm ve erkek olması ve farz namazın cemaatle kılınmış bulunması şarttır. Bu yüzden yolcu, köle, kadın ve tek başına namaz kılana bu tekbirler vacip olmaz. Ancak bu sayılanlar imama uyarlarsa, cemaatle birlikte tekbir alırlar. Cuma ve bayram namazı kılınmayan küçük yerleşim merkezlerinde de teşrik tekbiri getirilmez ve cuma günü öğle namazını cemaatle kılan özürlü kimselere de vacip olmaz. Bir yılın teşrîk günlerinde kazaya kalan bir namaz, yine o yılın teşrik günlerinden birinde kaza edilse, sonunda teşrik tekbiri alınır, fakat başka günlerde veya başka yılın teşrîk günlerinde kaza edilse, teşrîk tekbiri alınmaz.
- KURBANIN VE KURBAN BAYRAMININ FAZİLETİ
- Peygamber Efendimiz (s.a.v.) büyük, boynuzlu çok güzel iki koç istedi, birsini yere yatırıp besmele çekip, tekbir getirerek “Allah’ım! Bu Muhammed ve Ehl-i Beytimdendir” deyip kesti, sonra ikincisini isteyip ayni şekilde keserken “Allah’ım! Bu da Muhammed ve ümmetindendir” dedi.
- Peygamber Efendimiz (s.a.vKim kurban bayramı gününde kesmek için kurbanına yaklaşırsa Allahü Teâlâ da cennette ona yaklaşır, kurbanını kestiği zaman kanından akan ilk damla ile birlikte onu mağfiret eder, Allahü Teâlâ o kurbanı kıyamet gününde mahşere kadar onun için binek kılar, derisi ve her kılı adedince ona sevap ihsan eder.)
- buyurdular ki: “Allah katında günlerin en muazzamı kurban bayram günüdür.
- Kurban kesiniz ve bizzat ona iyi muamele ediniz. Çünkü bir kimse kurbanını alır, onunla kıbleye dönerse, kıyamet gününde o kurbanın kanı ve tüyü onu koruyan iki kale olur. Muhakkak surette kurbanın kanıl Hz. Allah’ın muhafazasında toprağa düşer. Azıcık bir infakta bulununuz, çok mükâfata nail olursunuz.”
- Hz Aişe (r.anha) rivayet etti ki;
- “Resulüllah Efendimiz (s.a.v.) güzel boynuzlu, ayakları, göz çevresi ve karnı siyah bir koç(getirilmesini) emretti. Getirilince yatırıp ‘Bismillah; Allahümme tekabbel min Muhammedin ve Al-i Muhammedin ve ümmet-i Muhammedin’ diyerek kesti.”
- Gücü yeten kimsenin, şefaate nail olmak niyetiyle Allah rızası için Fahr-i Âlem (s.a.v.) Efendimiz Hazretleri’ne bir kurban kesmesi menduptur.
- Aliyyü’l-Murteza (k.v.) Hazretleri biri kendisi için, biri Resulü Ekrem Efendimiz için olmak üzere iki koç kurban ederler ve‘Resulüllah (s.a.v.) zat-ı şerifleri için kurban kesmeyi bana vasiyet buyurdular’ derdi.
M-Sefa 2021 - Kadiri Tarikatı